Pestisit Kullanımı (Bayilik sınavı için en az 5 soru içerir)

Author

Ufuk YURTTAŞ

BASF/NUNHEMS

Öncelikle Kurucu üyelerimize, meslektaşlarıma, çiftçilerimize ve bizleri takip eden tüm okuyucularımıza saygı ve selamlarımı sunuyorum. Yönetmeliklerden ve kendi yorumumuzu da kattığımız makalemiz Pestisitlerin kullanımı hakkında olacak.

Pestisitlerin depolanması sırasında alınması gerekli önlemler

Pestisitler ayrı ve genellikle insan ve hayvanların uzağında olan odalarda depolanmalıdır

İlaçların depolandığı yer mutlaka kilitli olmalıdır

Depo iyi havalandırılabilmelidir. Mümkünse içeride bir aspiratör bulanmalıdır.

Mümkünse depoda çeşme ve sabun bulunmalıdır.

Depoda ilaçlar ambalajı açılarak veya ambalajlarının ağzı açılarak bırakılmamalıdır.

Ambalajlarından sızıntı yapan ilaçlar depoda tutulmamalıdır.

Depoya her girişte havalandırma sağlanmalıdır.

Depoda mümkün olduğunca kısa süre kalınmalıdır.

Vücuda bulaşma olursa vakit kaybetmeden bol su ile yıkanılmalıdır.

Depoda sigara içilmemeli ve yiyecek yenmemelidir.

 

Pestisitlerin kullanılmaları sırasında alınması gerekli önlemler:

İlaçlama aletleri öncelikle kontrol edilerek sızıntı veya bazı kaçakların bulunup bulunmadığı gözden geçirilmelidir.

İlaçlamada kullanılacak elbise, eldiven, maske, gözlük gibi teçhizatın sağlam olup olmadığı kontrol edilmelidir. 

Kullanılacak ilacın etiketi iyice okunmalıdır.

İlaç hazırlanırken mutlaka eldiven kullanılmalıdır.

Boş ilaç kapları vakit geçirilmeden mutlaka imha edilmelidir.

İlaç hazırlamada kullanılan kaplar mutlaka ayrı olmalıdır.

İlaç hazırlama ve kullanımı sırasında hayvanlar uzaklaştırılmalı, sigara içilmemeli, yiyecek yenilmemelidir.

Hava rüzgarlı ise ilaçlama yapılmamalı, ilaçlama sırasında eldiven, maske, özel elbise ve gözlük kullanılmalıdır.

İlaçlama  sırasında zehirlenme belirtisi görüldüğünde ilaçlama bırakılmalı ve ilaç kutusu ile birlikte hastaneye başvurulmalıdır

Pestisitlerden zehirlenme belirtileri:

Baş ağrısı, aşırı yorgunluk, huzursuzluk, solunum zorluğu, terleme, yüksek ateş, kusma, morarma, kalpte ritim bozukluğu, konuşma güçlüğü, refleks bozukluğu, göz kızarması, göz bebeklerinin küçülmesi, ishal, bayılma ve koma gibi belirtilerdir.

Pestisit zehirlenmelerinde kullanılan antidotlar 

Antidot, organizmaya alınmış zehirli bir bileşiğin organizma üzerindeki etkisini azaltan veya ortadan kaldıran bileşiklere denir. Antidotun uygun seçilmiş olması, her şeyden önce zehirlenmeye neden olan pestisitin bilinmiş olmasına bağlıdır.

Zararlıların Pestisitlere Dayanıklılık Kazanması

Bir zararlıya karşı belirli bir pestisitin uzun süre sürekli kullanılması sonucunda, bu zararlı popülasyonun da bu pestisite karşı dayanıklı bireyler çoğalır ve zamanla bu pestisite karşı dayanıklı ırk meydana gelir. Pestisitlere karşı tüm zararlılarda dayanıklılık görülür. Ancak kırmızı örümcekler, yaprakbitleri gibi gelişme süreleri kısa ve dolayısıyla yılda çok sayıda döl veren zararlılarda çok döl vermeleri nedeniyle kısa zamanda ortaya çıkar.

Dayanıklılık çeşitli şekillerde meydana gelir. Bunlar:

Morfolojik dayanıklılık: Vücut yapısı nedeniyle görülen dayanıklılıktır. Vücudun sık kıllı olması, kutikulanın kalın olması gibi.

Davranış dayanıklılığı: Zararlının davranışı nedeniyle ortaya çıkan dayanıklılık şeklidir. Elma iç kurdu larvaları kemirdiği meyve kabuğunu yutmayıp dışarı atar.

Fizyolojik dayanıklılık: Zararlının fizyolojik faaliyetler sonucu biyokimyasal yollarla meydana getirdikleri dayanıklılıktır. Örneğin ilaç nüfuzunu engelleyen barsak veya mide çeperi, nüfuz etmiş pestisiti tutan yağ ve lipid… Bu dayanıklılık şekli kalıtsaldır ve mutasyonlarla da ortaya çıkabilir. En tehlikeli ve kırılması güç olan dayanıklılık şeklidir.

Çapraz dayanıklılık ( cross- resistance): Bir zararlının herhangi bir pestisite karşı kazandığı dayanıklılığın hiç temasta olmadığı yani hiç karşılaşmadığı aynı gruptan bir diğer pestisite kazandığı dayanıklılıktır.

Çok yönlü dayanıklılık (multiple resistance):  Zararlılarda birden fazla yolla meydana gelen dayanıklılığa denir. 

Zararlıların pestisitlere karşı dayanıklılık kazanmasında rol alan etkenler:

1. Çevre koşulları: Sıcaklık, nem gibi çevre koşulları nedeniyle zararlı vücudunda yağ ve lipid birikmesi ile dayanıklılık oluşur.

2. Fizyolojik etkenler: Zararlı vücudunda bazı fizyolojik olayların artması ve şekil değiştirmesi ile dayanıklılığa neden olma şeklidir.

3. Kalıtsal etkenler: Genlerde ve dizilişlerinde bazı etkenlerle meydana gelen ve döllere aktarılabilen dayanıklılığa neden olan etkenlerdir.

Zararlılara karşı pestisit uygulamalarında bazı önlemler alınarak zararlıların dayanıklılık kazanmalarının önüne geçilebilir veya azaltılabilir.

Bunlar:

Geniş spektrumlu pestisitler tercih edilmemelidir.

İlaçlamalar sık aralıklarla yapılmamalıdır.

Aynı etkili maddeye bağlı ilaçlar sürekli ve sık olarak kullanılmamalıdır.

Etki süresi kısa olan ilaçlar seçilmelidir.

İlaçlar yüksek dozlarda kullanılmamalıdır. Bir zararlıya karşı hazırlanacak ilaçlama programlarında farklı etkili madde gruplarından ilaçlara yer verilmemelidir.

İlaçların etkinliğini artıracak sinerjist maddeler ilaçlara eklenmelidir.

İlaçlamalarda Hedefler ve Özellikleri

Durgun ve sabit hedefler: kabuklu bitler, beyazsinekler gibi olan zararlılar sabit olan hedeflerdir. Bir böceğin yumurtası da sabit bir hedeftir. Yaprakbitleri, tırtıllar, akarlarda durgun hedeflerdir.

Hareketli hedefler: İlaçlama sırasında bitki üzerinde bulunmayan veya bitki üzerinden kaçan hedeflerdir. Örneğin, çekirgeler, Akdeniz meyve sineği, yaprak pireleri, cüce ağustos böcekleri gibi.

İlaçlamada hedeflerin iyi tanınması yapılacak ilaçlama ve seçilecek ilacın etki mekanizması açısından önem taşır.   

 

KALİBRASYON:

Pestisitlerin birim alana belirlenen miktarının dağıtılmasını sağlamak amacıyla sarf edilmesi gereken su miktarını saptamak için ilaçlama öncesinde yapılan işleme denir. Bu işlem ilaçlamadan önce belirli alana sadece su pulverize edilerek veya formülle hesaplanır.

BİTKİYE BAĞLI ÖZELLİKLER:

Bitkinin morfolojik yapısı, 

Bitkinin habitüsü  

Bitkinin yaşı ile ilgili özelliklerdir

PESTİSİTE BAĞLI ÖZELLİKLER:

Bunlar daha çok pestisitin kimyasal yapısı ile ilgilidir. Ayrıca pestisitin etki mekanizması da ilaçlamalardan beklenen sonuçların alınmasında etkili olan özelliklerdendir. 

SU:

Pestisitlerin su ile karıştırılması sırasında suyun temiz ve pH’sının uygun olması gerekir. Uygun pH genelde 6-6.5 olmalıdır. Bunun için suyun pH testi yapılabilir ve yüksek ise birkaç damla asit damlatılarak pH düşürülebilir.

 

 

ÇEVREYE BAĞLI ÖZELLİKLER:

Çevre sıcaklığı: Sıcaklığın düşük olması ilaçların etkinliğini azaltır. Yüksek sıcaklıklarda damlacıklar bitkiye ulaşmadan buharlaşır ve fitotoksiteye neden olabilir. Bakteri, fungus ve virüs esaslı biopreparatlarla yapılacak ilaçlamalar akşam üzeri yapılmalıdır.

İlaçlamadan sonraki yağışlarda ilacın etkinliğini azaltır. 

 

ALETLER VE ALETLERE BAĞLI ÖZELLİKLER:

İlaçlamada kullanılacak aletin tipi, basıncı, püskürtme memesi tipi ve büyüklüğü, aletin hızı, karıştırıcının bulunup bulunmaması gibi özellikler önemlidir.

 

İkinci Dünya Savaşı sonrası zararlılara karşı geniş spektrumlu ilaçların yoğun ve gelişigüzel kullanılması sonucunda, zararlıların ilaçlara dayanıklılık kazanmaları, ilaçların bilinçsiz ve yoğun olarak kullanılmaları sonucunda da doğal düşman popülasyonlarının yok olması veya azalması ve böylece doğal dengenin bozulması söz konusu olmuştur.   

 

YAZMIŞ OLDUĞUM BİLGİLENDİRMEM UMARIM FAYDALI OLACAKTIR..

 

Görüşmek dileğiyle

SAYGILARIMLA..

Ufuk YURTTAŞ

BASF/NUNHEMS
İç Anadolu/ Karadeniz Bölge Satış Müdürü

Yorumlar (0)

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın