Türkiye’de Şeker Üretiminin Tarihsel Gelişimi
Türkiye’de şeker varlığı, tarihsel birikimi, tarımsal altyapısı ve ekonomik etkileriyle stratejik öneme sahiptir. Şeker pancarına dayalı üretimin korunması ve geliştirilmesi, yalnızca bir tarım politikası değil; aynı zamanda gıda güvenliği ve kırsal kalkınma meselesidir. Doğru politikalarla desteklendiği takdirde Türkiye, şeker üretiminde kendine yeterli yapısını sürdürebilecek potansiyele sahiptir. Ancak şu unutulmamalıdır ki Türkiye’deki şeker satış fiyatı gerçekten çok düşük rakamlarda seyrediyor 1kg şekerin satış fiyatı kdv hariç 32.70kr bu fiyatın, fabrikalarında kazanıp yoluna devam edebilmesi için en az 2 katı olmalıdır. Yıllara bakıldığında çiftçilerin devlet tarafından desteklendiğini ve diğer mahsul fiyatlarına göre pancar fiyatının ezdirilmediği gözükmektedir. Ancak şeker sanayiinde üretilmiş şeker satış fiyatlarının düşük olduğu çok aşikardır. Yetkililerin bu konuda tedbir almaları çok elzemdir.
Türkiye’de
modern anlamda şeker üretimi Cumhuriyet’in ilk yıllarında başlamıştır. 1926
yılında Alpullu ve Uşak Şeker Fabrikalarının kurulmasıyla birlikte, ilk türk
şekeri Alpullu Şeker fabrikasında üretilmiştir. 20 aralık 1930 da Atatürk
fabrikayı ziyaret etmiştir. Büyük kurtarıcı Cumhuriyetin ilk fabrikası olarak
kabul edilen Alpullu Şeker Fabrikasını zevk ve gururla gezdikten sonra Şeker
sanayi hakkındaki düşüncelerini anı defterine şöyle yazmıştır. “ Alpullu Şeker
Fabrikası’ nı gezdim. Gördüğüm vaziyetten çok memnun kaldım. Müessesenin daha
tevsii etmesini ve şimdiye kadar olduğundan fazla muvaffak olmasını dilerim.
Memleketimizin her müsait mıntıkasında şeker fabrikalarının çoğalması ve bu
suretle memleketin şeker ihtiyacının temini mühim hedeflerimiz arasında
tanınmalıdır.“ yazmıştır. Devlet destekli politikalar sayesinde şeker pancarı
üretimi hızla yayılmış, özellikle İç Anadolu, Ege ve Karadeniz bölgelerinde
kırsal kalkınmanın lokomotiflerinden biri hâline gelmiştir. Uzun yıllar boyunca
Türkiye, şeker ihtiyacının neredeyse tamamını kendi üretimiyle karşılayabilen
sayılı ülkeler arasında yer almıştır.
Şeker
Pancarı
Türkiye’de
şeker üretiminin ana kaynağı şeker pancarıdır. Şeker pancarı üretimi, iklim ve
toprak koşulları bakımından uygun olan bölgelerde yoğunlaşmaktadır. Niğde,
Konya, Eskişehir, Çorum, Kayseri, Yozgat, Aksaray, Tokat ve Afyonkarahisar gibi iller
başlıca üretim merkezleridir. Şeker pancarı, çok sayıda çiftçiyi doğrudan etkileyen
ve tarımsal istihdam yaratan bir üründür.
Nişasta
Bazlı Şeker (NBŞ)
Mısırdan
elde edilen nişasta bazlı şeker, özellikle içecek ve işlenmiş gıda sektöründe
kullanılmaktadır. Türkiye’de NBŞ üretimi, kota sistemiyle sınırlandırılmıştır.
Bu ürünün sağlık etkileri ve pancar üretimine olan dolaylı etkileri kamuoyunda
sıkça tartışılmaktadır.
Türkiye’de
Şeker Fabrikaları ve Üretim Yapısı
Türkiye’de uzun yıllar boyunca şeker fabrikalarının büyük bölümü kamuya ait olmuştur. Türk şeker bünyesindeki fabrikalar, pancar üreticileriyle sözleşmeli tarım modeli üzerinden çalışmıştır. Son yıllarda bazı şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle birlikte sektörde özel sermayenin payı artmıştır.
Şeker
fabrikaları yalnızca şeker üretmekle kalmamakta; melas, küspe ve alkol gibi yan
ürünler aracılığıyla hayvancılık ve enerji sektörlerine de katkı sağlamaktadır.
Şeker
sektörü, Türkiye’de yüz binlerce çiftçinin geçim kaynağıdır.
Şeker
pancarı tarımı;
Kırsal
istihdamı destekler,
Tarımsal
sanayi entegrasyonunu güçlendirir,
Göçü
azaltıcı bir rol oynar,
Hayvancılık
için yan ürünler üretir.
Bu
yönleriyle şeker varlığı yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir
değere sahiptir.
Türkiye’de
şeker sektörü çeşitli yapısal sorunlarla karşı karşıyadır:
Üretim
maliyetlerinin artması,
Şeker
fiyatlarının hak ettiği değeri bulamaması,
Kota
uygulamalarının çiftçi gelirlerini sınırlaması,
NBŞ
kullanımına yönelik tartışmalar ve kayıt dışı üretimler,
Küresel
fiyat dalgalanmaları,
Bu sorunlar,
şeker varlığının sürdürülebilirliği açısından dikkatle ele alınması gereken
konular arasındadır.
Geleceğe
Yönelik Değerlendirme
Türkiye’nin
şeker varlığını koruyabilmesi için şeker üreten fabrikaları ve pancar
üreticisini destekleyen, verimliliği artıran ve çevresel sürdürülebilirliği
gözeten politikalara ihtiyaç vardır. Ar-Ge yatırımları, modern tarım teknikleri
ve düzenli kota uygulamaları sayesinde şeker sektörü hem ulusal ihtiyacı
karşılamaya hem de kırsal kalkınmaya katkı sunmaya devam edebilir.
Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!